Savaş Sadece Cephede Değil: Ekranlarda da Veriliyor. Ekranlardan Gelen Ahlaksızlığa Kim Dur Diyecek?

 Diziler ve programlar aracılığıyla evlerimize düşen ahlaksızlık füzelerine karşı aileyi savunmak zorundayız!

Aziz milletimiz,

Bugün dünya yeni bir savaş ikliminin içinden geçiyor.

Füzeler gökyüzünü yarıyor, şehirler hedef alınıyor, ekranlar savaş görüntüleriyle doluyor.

Ama unutmayalım:

Bugün sadece sınırlarımıza değil, evlerimizin içine de bir saldırı yürütülüyor.
Bu saldırı tankla, topla, füzeyle değil ekranlar üzerinden geliyor.

Televizyon dizileri, programlar ve dijital içerikler aracılığıyla evlerimizin ortasına ahlaksızlık füzeleri atılıyor.

Domuz etiyle/haram gıdalarla donatılan sofralar, sadakatsizlik güzellemeleri, çarpık ilişkiler, mahremiyet perdelerini yırtıp atan programlar ekranlardan evimizin ortasına lağım akıtıyor.

Şiddet güzellemeleri, mafyatik ve marjinal rol modeller, uyuşturucu ve sair bağımlılıkların propagandaları başta çocuklarımız, gençlerimiz ve kadınlarımız olmak üzere saf dimağları kirletiyor, topyekün hepimizin geleceğini karartıyor.

Bunların hiçbiri tesadüf değil. Bu, adım adım ilerleyen bir kültür bombardımanı.

Bugün ekranlarda inşa edilen dil; aileyi sorun merkezi, sadakati yük, fedakârlığı zayıflık, iffet ve hayâyı ise çağ dışılık olarak gösteriyor.

Gençlere sorumluluğu değil hazzı, sadakati değil anlık arzuları, emeği değil kolay kazancı güzelleyen bu zehirli mesaj bombardımanı kabul edilemez.

Bu mesajlar bu milletin değerleriyle bağdaşmaz.

Bugün ekranlardan saçılan ahlaksızlık, çürümüşlük basit bir yayıncılık tercihi değildir.
Bu; ne sanat özgürlüğü meselesi ne de reyting meselesi değildir. Bu mesele bir medeniyet meselesidir. Bu mesele millî güvenlik meselesidir. Çünkü güçlü toplumların temeli güçlü ailedir. Aile zayıfladığında toplum zayıflar.

Bugün dünyanın birçok yerinde savaş sadece silahla yürümüyor, savaş ekranlar üzerinden algıyla ve içerikle yürütülüyor.

Terör devleti İsrail’in Başbakanı soykırımcı Netanyahu’nun medya ve sosyal medyayı “sekizinci cephe” olarak tanımlaması boşuna değildir.

Siyonizmin medya uzantıları, 7 Ekim sonrası tüm dünyada başlayan insanlığın uyanışına mâni olmak için ekranlar üzerinden yoğun bir psikolojik savaşa girişmiş durumda. Dijital platformlarda; Yahudileri mazlum gösteren Holokost Endüstrisi ürünü yapımların, ABD’yi kurtarıcı gösteren Hollywood Kültür Emperyalizminin filmlerinin gösterim sıklığındaki artış tesadüf değildir.

Bu nedenle çağrımız açıktır:

  • Yayıncı kuruluşlar milletimizin değerleriyle çatışan içerikleri derhal kaldırmalıdır.
  • RTÜK ve ilgili kurumlar aileyi koruyan düzenlemeleri acilen uygulamalıdır.
  • Aile dostu içerikler her zaman teşvik edilmelidir.
  • Ekranlar üzerinden kültür emperyalizmine, psikolojik harbe geçit verilmemelidir.

Biz yasak talep etmiyoruz. Biz bu milletin değerlerinin hiçe sayılmasına karşı duruyoruz.

Bu milletin sağlam mayasını hedef alan bu saldırılara sessiz kalmayacağız.

Ekranlardan evlerimize gönderilen hiçbir ahlaksızlık füzesine geçit vermeyeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.