AZİZ MAHMÛD HÜDÂYİ HAZRETLERİ'NDEN ŞİİRLER

Hüdayi Divanı'ndan 1

Kudûmun rahmet u zevk u safâdır Yâ Rasûlallâh

Zuhûrun derd-i uşşâka devâdır Yâ Rasûlallâh

Nebî idin dahî Adem dururken mâ-ı tîn içre

İmâm-ı enbiyâ olsan revâdır Yâ Rasûlallâh

Kemâl-i zümre-i kümmel senin nûrunla olmuştur

Vücûdun mazhar-ı tâm-ı Hudâdır Yâ Rasûlallâh

Seninle irdiler zâte dahî envâ-ı lezzâte

İşin erbâb-ı hâcâte atâdır Yâ Rasûlallâh

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın

Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh

Hüdayi Divanı'ndan 2

İki cihân sultânının

Doğduğu ay geldi yine

İlm u meârif kânının

Doğduğu ay geldi yine

Gelsün şefâat isteyen

Bulsun safâ anı seven

Ol sâhib-i hulk-i hasen

Doğduğu ay geldi yine

Bedr-i dücâ şems-i duhâ

Verd-i gülistân-ı Hudâ

Hakk'ın habîbi Mustafâ

Doğduğu ay geldi yine

Bir âşık u sâdık kanı

Râhat bula cân u teni

Sırr-ı hakîkat mahzeni

Doğduğu ay geldi yine

Anı Hüdâyî kim sever

Matlûba bulmuştur zafer

Fahr-ı cihân Hayru'l-beşer

Doğduğu ay geldi yine

Hüdayi Divanı'ndan 3

Sadr-ı cemî' mürselîn

Sensin Yâ Rasûlallâh

Bedr-i eflâk-i yakîn

Sensin Yâ Rasûlallâh

Nûrun sirâc-ı vehhâc

Alemler sana muhtâc

Sâhib-i tâc u mi'râc

Sensin Yâ Rasûlallâh

Ayîne-i Rahmânî

Nûr-i pâk-i sübhânî

Sırr-ı seb-a'l-meânî

Sensin Yâ Rasûlallâh

Şâhidin leyl-i isrâ

Sübhânellezî esrâ

Câmi-i cümle esmâ

Sensin Yâ Rasûlallâh

Ey menba-ı lutf u cûd

Yerin makâm-ı mahmûd

Yaradılmışdan maksûd

Sensin Yâ Rasûlallâh

Canlar içinde cânân

Ma'den-i ilm u irfân

Ceddim ü pîrim sultân

Sensin Yâ Rasûlallâh

Açan râh-ı tevhîdi

Bulan sırr-ı tefrîdi

Hüdâyî'nin ümmîdi

Sensin Yâ Rasûlallâh

Hüdayi Divanı'ndan 4

Açıver lutfedip doğru yolunu

Allâh'ım Allâh'ım güzel Allâh'ım

Sensin esirgeyen âşık kulunu

Allâh'ım Allâh'ım güzel Allâh'ım

Nice bir dünyâdan usanmayalım

Nice bir gafletten uyanmayalım

İr-gör sana hasretle yanmayalım

Allâh'ım Allâh'ım güzel Allâh'ım

Ger bizde yoğ-ise sana liyâkat

Fazlınla ey Mevlâ'm eyle inâyet

Hüdâyî kulunda kalmadı tâkat

Allâh'ım Allâh'ım güzel Allâh'ım

Hüdayi Divanı'ndan 5

Hakk'ı koyup bâtıla meyl ü muhabbet neden?

Tâbi-i şeytân olup fitne vü şirret neden?

Râh-ı salâha gidüp sulh u sülûk ehli ol

Nefse uyup herkese hiddet ü şiddet neden?

Bir kapunun kulları bir erin oğulları

Birbirini şer sanup buğz u adâvet neden?

Kanı cihânın kişi malını cem' eylese

Bir gün olur kor gider buhlile haset neden?

Devlet-i dünyâ-yı dûn bir kuru sivâ iken

Kaniye mağrûr olup ziynet ü şöhret neden?

Mülk-i Süleymân-ile taht-ı Skender kanı?

Bildin ise bunları fânîye rağbet neden?

Aç gözünü imdi gel nûr-i basîretle bak

Meslek-i hayrı koyup şerre azîmet neden?

Sünnet-i Fahr-ı rusül oldu çü hayr-ı sübül

Mesleki tahvîl edip âdet ü bid'at neden?

Aklını der başına dinle Hüdâyî'yi gel

Hakk sözü gûş ede-gör böyle sefâhat neden?

Hüdayi Divanı'ndan 6

Gelin şükr edelim

Derdlere dermân gelsin

Hakk'ı zikr edelim

Cânlara cânân gelsin

Varımız hâk idelim

Yakalar çâk idelim

Kalbimiz pâk idelim

Tahtına sultân gelsin

Terk eyle cümle vârı

Koma elden ikrârı

Mahv-et şekk ü inkârı

Yerine îmân gelsin

Bakma yalan dünyâya

Akma kuru sevdâya

Yalvar Gânî Mevlâ'ya

Lutfile ihsân gelsin

Varlığın eyle zâil

Ola-gör Hakk'a vâsıl

Geç katreden ey gâfil

Bahrile ummân gelsin

Tealluk defterin dür

Mâsivâyı dilden sür

Hakk'ı anla bile gör

İlmile irfân gelsin

Hüdâyî aç gözünü

Pâk eyle kend'özünü

Hakk'a döndür yüzünü

Her işin âsân gelsin

Hüdayi Divanı'ndan 7

Ey tâlib-i dîdâr olan

Gel Hakk'a pervâz edelim

Ey derd ile bîmâr olan

Gel Hakk'a pervâz edelim

Menzil uzaktır himmet et

Cân ile yolda hizmet et

Vârın nisâr-ı Hazret et

Gel Hakk'a pervâz edelim

"Emmâre bi's-sû"i bırak

Olma Hakk ehlinden ırak

Gör sıdk ile yola ..râk (sh.99)

Gel Hakk'a pervâz edelim

Bir gün bi-kem gitsen gerek

Dünyâ'yı terk etsen gerek

Fikrin nedir nitsen gerek

Gel Hakk'a pervâz edelim

Şol kimse kim açtı gözin

Cânâna tabşırdı özin

Dinle Hüdâyî'nin sözin

Gel Hakk'a pervâz edelim

Hüdayi Divanı'ndan 8

Ey nefs yeter sehv ü zülel

İnsâfa gel insâfa gel

Terkeyleyüp tûl-i emel

İnsâfa gel insâfa gel

Bu âdet ü bid'at nedir?

Bu şöhret ü ziynet nedir?

Bu kuru keremiyyet nedir? (s.94)

İnsâfa gel insâfa gel

Bir gün eser bâd-ı ecel

Ten bâğına verir halel

İhlâsile eyle amel

İnsâfa gel insâfa gel

İfsâdı ko ey nefs-i dûn

"Kad dalle kavmun muktedûn"

Tâlibleri etme zebûn

İnsâfa gel insâfa gel

Etme Hüdâyî'ye inâd

Fermâna eyle inkıyâd

Etmez misin Mevlâ'yı yâd

İnsâfa gel insâfa gel

Hüdayi Divanı'ndan 9

Nefs ü şeytâna uyarsan,

Nice olur hâlin ey gâfil?

Bir gün olur kim duyarsan

Nice olur hâlin ey gâfil?

Fikrinden dünyâ gitmez mi?

Hakk kelâmın işitmez mi?

Ölenler ibret yetmez mi?

Nice olur hâlin ey gâfil?

Gidenleri görmez misin?

Yer altına girmez misin?

Hakk katına varmaz mısın?

Nice olur hâlin ey gâfil?

Tâat kapusın kaparsan

Doğru yolundan saparsan

Nice bir mala taparsan

Nice olur hâlin ey gâfil?

Mâsivâdan firâr eyle

Bâb-ı Hakk'da karâr eyle

Tâatı ihtiyâr eyle

Nice olur hâlin ey gâfil?

Aç gözün gafletten uyan

Nâdim olur nefse uyan

Bâtılı kor Hakk'ı duyan

Nice olur hâlin ey gâfil?

Mâsivâdan yumup gözü

Kâdir Allah'a tut yüzü

Hüdâyî'den gûş et sözü

Nice olur hâlin ey gâfil?

Hüdayi Divanı'ndan 10

Dostile ettiğin ahdi unutma

Gel gönül dost illerine gidelim

Sakın bu fânîde sen vatan tutma

Gel gönül dost illerine gidelim

Kudretimiz yettiğince aşalım

Pervâz urup yüce beller aşalım

Senin ile dost iline düşelim

Gel gönül dost illerine gidelim

Cânân iline varup görmek dilersen

Hayat iklîmine irmek dilersen

Solmaz gülşen gülün dermek dilersen

Gel gönül dost illerine gidelim

Dosttan yana kanad bulup uçalım

Ağ u karaya bakmayup geçelim

Hızır gibi âb-ı hayat içelim

Gel gönül dost illerine gidelim

Hakk'dan Hüdâyî'ye ihsân olurdu

Her vechile yollar âsân olurdu

Zerresi gün gibi rahşân olurdu

Gel gönül dost illerine gidelim

Hüdayi Divanı'ndan 11

Canları hasret oduna yandırır,

Ayrılık, âh ayrılık, vâh ayrılık!

Lezzetinden âlemin usandırır,

Ayrılık, âh ayrılık, vâh ayrılık!

Görmez eyler ağlamakdan gözleri,

Hem sarartır soldurur gül yüzleri

Karanu eyler nice gündüzleri

Ayrılık, âh ayrılık, vâh ayrılık!

Ayrılık olur safâ yolunda sed

Nâr-ı hecre yakma-gıl Yâ Rab meded

Tamu odundan eşeddir eşedd;

Ayrılık, âh ayrılık, vâh ayrılık!

Yandırıp pervâneyi sûzân eden

Bülbül-i şûrîdeyi nâlân eden

Dilleri ma'mûr iken vîrân eden

Ayrılık, âh ayrılık, vâh ayrılık!

Hüdayi Divanı'ndan 12

Neyleyim dünyayı

Bana Allah'ım gerek.

Gerekmez mâsivayı

Bana Allah'ım gerek.

Ehl-i dünya, dünyada

Ehl-i ukbâ, ukbâda

Her biri bir sevdada

Bana Allah'ım gerek.

Dertli, dermanın ister

Kullar, sultanın ister

Aşık, cananın ister

Bana Allah'ım gerek.

Fani devlet gerekmez

Dürr ü ziynet gerekmez

Haksız cennet gerekmez

Bana Allah'ım gerek.

Bülbül güle karşı zar

Pervaneyi yakmış nar

Her kulun bir derdi var

Bana Allah'ım gerek.

Beyhûde hevayı ko

Hakkı bul, gör yahu

Hüdâi'nin sözü bu

Bana Allah'ım gerek.

Buyruğun Tut Rahmanın

Buyruğun tut Rahman'ın, tevhide gel tevhide

Tazelensin imanın, tevhide gel tevhide.

Yaban yerlere bakma, cânın odlara yakma

Her gördüğüne akma, tevhide gel tevhide.

Mâsivâdan gözün yum, ne umarsan Hak'tan um

Gitsin gönülden hümum, tevhide gel tevhide.

Zahirde kalan kişigüç etme âsân işi

Gider gayri teşvişi, tevhide gel tevhide.

Şirki baştan savarsan, Hak bilmeye iversen

Yaradan'ı seversen, tevhide gel tevhide.

Emri yerine getir, erkenden işi bitir

Sıdk ile iman getir, tevhide gel tevhide.

Sen seni ne sanırsın, fâniye dayanırsın

Üş bir gün uyanırsın, tevhide gel tevhide.

Uyanagör gafletten, geç bu fani lezzetten

İç kevser-i vahdetten, tevhide gel tevhide.

Hüdayî'yi gûş eyle, şevke gelip çûş eyle

Bu kevserden nûş eyle, tevhide gel tevhide.

Od:ateş Mâsivâ:Allâh'tan başka her şey

hümum:kederler âsân:kolay teşviş:kargaşa

ivermek:acele etmek sıdk:sadakat üş:elbet

gûş: dinlemek çûş:coşmak nûş:içmek