Canları hasret oduna yandırır, Ayrılık, âh ayrılık, vâh ayrılık! Lezzetinden âlemin usandırır, Ayrılık, âh ayrılık, vâh ayrılık!
Görmez eyler ağlamakdan gözleri, Hem sarartır soldurur gül yüzleri Karanu eyler nice gündüzleri Ayrılık, âh ayrılık, vâh ayrılık!
Ayrılık olur safâ yolunda sed Nâr-ı hecre yakma-gıl Yâ Rab meded Tamu odundan eşeddir eşedd; Ayrılık, âh ayrılık, vâh ayrılık!
Yandırıp pervâneyi sûzân eden Bülbül-i şûrîdeyi nâlân eden Dilleri ma'mûr iken vîrân eden Ayrılık, âh ayrılık, vâh ayrılık! |